top of page

  Neler Yapıyorum ?

Her gün kedileri ve çocukları seviyorum.
Bu benim en değerli hobim...
İkisini birbirine çok benzetiyorum.İkisinin de sarılması çok çok içtendir bilesiniz. :)
Kedilerin "canlı acemisi" olmalarını;mesela ağaca çıkıp da patır kütür yere düşüp size bakmasını,yere düşüp de kalkan ve gülen çocukların koşuşturmasına benzetiyorum.Çok şekerler benim için...İkisinin gözlerindeki ışığa aşığım diyebilirim.


Çocuklardan her gün -ıhlamur olur,kavak olur,kamış ve bambu olsa iyi olur- kalem kalınlığında ağaç dalları getirmelerini rica ediyorum. O dallardan kalem yapıp hat sanatı meşk ediyorum kendimce...Görenler duyanlar ders aldın mı diye soruyorlar; yok kendim öyle uğraşıyorum diyorum.Asıl gücün içimizde olduğuna inansam da kulağımı tersinden tuttuğumu,hayata karşı hep bir korkaklık içinde olduğumu,ağaçlara tutunup öylece tembellik yapan kualalar kadar tembel olduğumu kendime itiraf edemiyorum. :) Hat dersi almak kim ben kim...Her bir şeyim yarım yarım gidiyor.Yine de iyi dayanmışım diyorum kendime... :)



 

✿ Kendimle baş başa geçirdiğim o kadar yıl var ki; fark etmiyorum artık kendimle konuştuğumu...Yalnızken,hep bir farkındalıksız sohbetler geçiyor duvarlarımın içinden...Kendi sesimi duyarsam  eğer utanıyorum yalnızlığın sebebi kibrimden...Neler yapıyorum sorusunun bir cevabı da yani;kendi kendime çok konuşuyorum.

 

✿ Hiç sevgisiz olamadım ben insanlığa karşı...Öylece "ne halleri varsa görsün,banane!" diyemedim."Amaaaaann ne takıyorsun bunları?"dediklerine hep taktım.Hep düşündüm.
Bir şey geçti mi elime? Evet,hep kendim oldum.Gönlüm orjinaldir benim.Takılı kalmaz başka türlü kurallara...Bildiği kuralı okur sadece...İnandığı kuralları uygular...




 

✿ Gülümsemek benim hayata karşı kullandığım ilk üç anahtar arasına girer hep.Sahte gülümsemelerim yok çok şükür.Hep gülümsedim,alay konusu bile olmuştur belki ama ben bırakmadım.Sabahları kalkıp da somurtan bir toplumu kendi toplumum sayamadım hiç.Yokum ben onların arasında...Ekonomik nedenlerin gülümsemelere engel olduğunu bir türlü kabullenmedim sürekli birilerinden duysam da.
On yaşlarında küçük bir çocukken "Bakkal Nuri Amca"nın ekmek verirken somurtmalarını unutamadım."Benim bakkalım olursa ben böyle somurtmayacağım"dedim o gün içimden...İşin ilginci bakkalım oldu,nasip oldu kaderde;soğuk bir kış günü sabahın beş buçuğunda dükkanı açıp temizlik yaparken balıkçının biri sigara almaya geldi.Alışkanlıktan gülümsüyordum,bir de sabah sabah alışveriş eden biri,babamın gözünde ayağı uğurlu bir dükkan sahibinin
-dükkanı açan kişinin-kalbinin temizliğiyle onurlandıracağı bir mesele idi.Ben gülümsüyordum farkında olmadan...Adam ne sırıtıyorsun diye çıkışmıştı ki insanın yüzünün farklı renkleri olduğunu o zaman öğrendim kızarmış bir çehre ile.Olsun,gülümsemekten o gün bile vazgeçmedim :)

✿ Bir şeyleri tasarlamak çok sevdiğim bir uğraştır.Bİna tasarımından alet tasarımına;yazı tasarlamaktan müzik tasarlamaya kadar çok farklı alanlarda tasarılarım ve uğraşlarım var.Hatta şu içinde gezindiğiniz sitenin her bir şeyini bile kendim tasarladım. Ordan burdan bulduklarımla sentezler yapmaya bayılırım. 

Geleyim hemen Türkçe'ye...Ayıp olacak neredeyse...Evet,Türkçe benim kara sevdamdır.Ağzımda ana sütümdür.Mesleğimdir. Çok severim kendilerini...Kelimelerini...Uzun uzadıya cümlelerini...Kendisini doğru kullanmaya çalışarak layık olmaya çalışırım  mucizesine...Emanet çünkü Allah'tan...O olmasa biz ne yapardık yahu... :)

Agulu magulu sesler çıkarırdık.
Ses deyince aklıma geldi seslerle ilgili de söyleyeceklerim var.Sonra söyleyeceğim. :)
Evet Türkçe muhteşem,çok muhterem bir dildir efendiler.Çok canlı bir dildir.Mesela hayat akıp gitsin,yeni nesneler türesin;Türkçe de onlara karşılık bularak muhteşem saltanatını devam ettirecektir.Hatta kendisinin mucize olduğunu kurallarına bakarak anlayabilirsiniz.
Güzel insan Atatürk bizzat ilgilenmiş de Türk Dil Kurumu'nu kurmuş Allah'tan...Yoksa sahipsiz kalabilirmiş zannımca...



 

✿ Türkçe ile ilgili söyleyeceklerim bitmez.
Çok geniş bir sahası var konuşacak.Mesela beni çeken noktalarından biri;;tarihten bugüne gelmesidir.Öyle ki tarihte kimi merak etmişsem bu topraklarda;Türkçe konuşmuştur ki günümüze gelebilsin değil mi :)
Mesela Fatih'in Türkçe konuşmasını merak ederdim veya Kânunî'nin...Sonuçta onlar da Türkçe konuştular.Hatta şiirlerini ve divanlarını okuyarak bu lezzete tanık olabilirsiniz. :) Türkçe ile bir güzel münasebetim de kelime kökleri üzerine olmuştur hep.Severim kelimelerin kökleri ve kökenleriyle ilgili araştırmalar yapmayı...Orhun kitabelerini okumayan kimse kalmamamamamamamamamalı :) İşte bu kadar kalmamayı tavsiye ederim.​"Burun" kelimesinin kökünün "bur-" fiilinden(eyleminden) geldiğini bilmek,bu kökün "burcu,buram gibi" kelimelerde yaşadığını bilmek mesela müthiş bir haz verir bana :)
✿ Bir de dilimizi bozmayınız ahâli,duyduk duymadık demeyin.
Dili bozarsanız;yazım konusunda dikkat etmezseniz çocuklarınıza öğretemezsiniz.Bir Türkçe Öğretmeni olarak hakkımı helal etmem bilesiniz.



 

✿ Sesler    
   Söz verdiğim konuya döneyim.Ruhum için bir rahatlık,bir terbiye ve kendini bulma aracı...Seslerin hayatımdaki yeri o kadar fazla ki...Her gün yeni sesler üretmeyi,bunları birbirine karıştırmayı çok seviyorum.
Bir Japon kanalında izlemiştim :
Yaşlı bir amca,şehir seslerini,birbirine ahenkle karışan gürültüleri dinlemek için,elinde bir küçük kova,içinde boya ve iki tane kulak şeklini birleştirip ayak izi şekline büründülmüş bir kalıp ile en harmonik ses gürültülerini dinlediği yerleri  işaretliyordu.Ne kadar ilginç bir fikir...Diyor ki yani;bu noktalardan şehrin gürültüsünün kendine has ahenkli müziğini dinleyebilirsiniz.Bu tarz bir müziği dinlemek, bu amcanın dışında kimin ilgisini çeker bilmiyorum ama benim oldukça çekiyor.Müzik yapıyorum efendim naçizane...Bazen ritmik,bazen senfonik...Bazen bu amca gibi doğanın seslerini de kullandığım oluyor.Mesela kurbağa seslerini...Cırcır böceklerini...Mercan Dede de bu konuda beni heveslendirmişti. Kanada'daki evinde asansörünün sesini müziğe monte etmişti ki çok ruhani bir hava katmıştı eserine...
Bir de Erkan Oğur'un felsefesi müzik konusunda beni etkiler...Susmaya yakınlaşmaktan bahseder...
    Sesler varoluşumuzun aslıdır.Ne zaman susarsak,susmaya ne kadar yakınsak;o kadar özümüze dönüyoruz,o kadar pişmiş,tamamlanmış,kendimizi gerçekleştirmiş oluyoruz.Sözlerin olmadığı yerde müzik gösteriyor kendini...Hayatın o enfes ahengi...
    Efendim;bir de seslerin beni en etkilediği nokta; senfonilerdir. Kendim de naçizane  "Sır Senfonisi" adlı albümü oluşturdum.Çoğu eser yaylılar ve piyano için yazılmış uyumlu notalardan müteşekkil...Bu konularda öğrenciyim,ve zevk duyuyorum böyle bir öğrencilikten...
       



 

Bahsetmeden geçemeyeceğim bir diğer konu da kokulardır efendim.
Güzel kokuları birbirine karıştırıp,yeni kokular elde etmeye bayılırım.Bunun için evde belki
on-on beş çeşit parfüm,kolonya ve koku var.
Kokuları da hiç unutmam...Anıları saklarlar hafızamda...Tekrar o kokuyu kokladığımda hemen onunla ilgili anılar gelir ki zihnime;zaman makinesi gibidir.Mesela dershaneye gittiğim yıllarda yerleri temizledikleri parfümlü bir sıvı deterjan vardır ki hala onun kokusunu çok severim ve bir yerlerden burnuma vurdukça anılar canlanır zihnimde...Kokular anı saklamak için bire birdir benim için.​


 

இܓ SON OLARAK DİYORUM Kİ;

✿ Evet bu tür hobi sayılabilecek pek çok şey yaparım boş vakitlerimde....
Televizyon neredeyse hiç izlemem.Vaktimi onunla harcamak yerine;kendi gönlümü doyurduğum bir sürü uğraş edinmişimdir.Yazları deniz kabuklarından süs eşyaları yapmaktan,tabaklara tezhiplediğim kaligrafilere;yapraklardan kitap ayracı yapmaktan,fotoğraf çekmeye kadar tonla iş beni bekliyor...Bence sizi de beklemeli...Öneririm. :) 
"Bugün Ne Giysem" ,"Eşim Bilir" ,"Yemekteyiz","Yetenek Sizsiniz" demiyorum;televizyonu kapatın,gönlünüzü eylemenin yollarını bulun diyorum.

 

 

✿  Birbirimize umut aşılayalım,
Sıcak bakışlarla,yüreklendirici sözlerle olumlu yönde motive edelim çevremizdeki insanları.....

✿  Kelebek etkisini hatırlayalım...
Yapılan çok küçük olumlu bir hareketin,hiç tanımadığımız bir insanın hayatını,değiştirebilecek güçte olduğunu bilelim...

✿  Duyarlı olalım...

✿  İyi niyetli olalım.Dünya yeterince kötü niyetli barındırıyor.
✿  Hayvanları sevelim,onların sadece kendini koruma iç güdüsüyle saldırganlaştığını bilelim.Ön yargılarla yaklaşmayalım onlara.Koruyalım,besleyelim,ailemizin bir ferdi gibi davranalım.Yaşam alanlarını zapteden bizleriz çünkü...
✿  Gülümseyelim,çalışalım ve üretelim.Dünkü söz dünde kaldı,bugün yeni söz söylemek lazım.

✿  Kendimize inanmak,beynimizin kapasitesinin farkına varmak,değişimin başıdır.
✿  Aynı kalmamalıyız.Değişmeliyiz bilerek isteyerek.Her güne yeniden başladığımızda yeni başlangıçların gücünün farkına varmalıyız.
✿  Birbirimizi etkilemeliyiz,olumsuz yönde etkileniyoruz,olumlu olarak da etkilenmeliyiz. Öğütlerin dinlenilecek bir şey olduğuna inandığımızda da öğütler müjde gibidirler.
Vizyon katarlar.Dinlemeliyiz...

Müziğe Gerek Yok
Diyorsanız

 

bottom of page