top of page

Defterimden

Güzel şeyler okumak lazım...Güzel gönüller için...

MAVİ, MAVİYDİ GÖKYÜZÜ

Mavi, maviydi gökyüzü

Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı…

Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun,
Ve sen gülünce açan güller,

Beyaz, beyazdı bulutlar,
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.

Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde…

Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında.
•.¸✽✽¸.•
Ahmet Hamdi TANPINAR

BİRİSİ

Bir şey var aramızda

Senin bakışından belli

Benim yanan yüzümden

Gülüveriyoruz arada bir

İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki

Gülüşerek başlıyoruz söze

Bir şey var aramızda

Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek

Fakat ne kadar saklasak nafile

Bir şey var aramızda

Senin gözlerinde ışıldıyor

Benim dilimin ucunda

•.¸✽✽¸.•                     

Nihat Ulvi AKGÜN

 

NERDESİN?

Geceleyin bir ses böler uykumu.

İçim ürpermeyle dolar: NERDESİN?

Arıyorum yıllar var ki ben onu,

Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,

Bu ses rüzgârlara karışır gider.

Gün olur peşimden yürür beraber,

Ansızın haykırır bana:NERDESİN?

Bütün sevgileri atıp içimden,

Varlığımı yalnız ona verdim  ben,

Elverir ki bir gün bana derinden

Ta derinden bir gün bana "GEL" desin.

•.¸✽✽¸.•

Ahmet Kutsi TECER


 

35 YAŞ ŞİİRİ

Yaş otuz beş yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

 

Şakaklarıma kar mı yağdı, ne var
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz
Ya gözler altındaki mor halkalar
Neden öyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar

 

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

 

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir,
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

 

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

 

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar
Nerden çıktı bu cenaze Ölen kim
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.

 

Neylersin ölüm herkesin başında,
Uyudun uyanamadın olacak.
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

•.¸✽✽¸.•

Cahit SıtkıTARANCI


 

BİR İŞ VAR
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?

Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde.
•.¸✽✽¸.•

ORHAN VELİ

ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız, 

Mısralarımda; 
Dokunabilir misiniz, 
Gözyaşlarıma, ellerinizle? 

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu 
Bu derde düşmeden önce. 

Bir yer var, biliyorum; 
Her şeyi söylemek mümkün; 
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; 
Anlatamıyorum.
 

•.¸✽✽¸.•

Orhan Veli KANIK  

ONAR MISRA
Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam, 
Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak. 
Gözlerine yavaşça yavaşça doldu aksam, 
Göklerin ateşini kalbime boşaltarak 
Benim içimde yaktı sanki gurubu akşam. 
Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam. 
Gündüzden gürültüden ve kâinattan ırak, 
Akşamı seyredeyim bakışlarında bırak, 
Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam, 
Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak. 

Yeşil çamlar altında uyuyor şimdi ada, 
Şimdi kımıldamıyor zaman bile yerinden. 
Ve apaçık gözlerin en derin bir rüyada 
Ve güneş pırıl pırıl akıyor gözlerinden, 
Bilsen duracak gibi nasıl yavaş vurmada 
Kalbin öyle muntazam, kalbin öyle derinden. 
Yüzünü ipek bir tül gibi saran terinden 
Güneşi yudum yudum içtiğim şu lahzada 
Ruhumuz yıkanıyor yanan sonsuz semada 
Fırtınalı, karanlık günlerin kederinden. 

•.¸✽✽¸.•

Yaşar Nabi NAYIR

İSTANBUL’U DİNLİYORUM 
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgâr esiyor
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Kuşlar geçiyor, derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başımda eski âlemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir yosma geçiyor kaldırımdan
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere
Bir gül olmalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum
İstanbul'u dinliyorum.

•.¸✽✽¸.•

Orhan Veli KANIK


 

 

DESEM Kİ

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,

Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,

Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,

Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,

Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,

Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,

Sende tattım yemişlerin cümlesini.

 Desem ki sen benim için,

Hava kadar lazım,

Ekmek kadar mübarek,

Su gibi aziz bir şeysin;

Nimettensin, nimettensin!

Desem  ki...

İnan bana sevgilim inan,

Evimde şenliksin, bahçemde bahar;

Ve soframda en eski şarap.

Ben sende yaşıyorum,

Sen bende hüküm sürmektesin.

Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,

Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.

Günlerden sonra bir gün,

Şayet sesimi fark edemezsen,

Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,

Bil ki ölmüşüm.

Fakat yine üzülme, müsterih ol;

Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,

Ve neden sonra

Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,

Hatırla ki mahşer günüdür

Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

    •.¸✽✽¸.•                  
Cahit Sıtkı TARANCI

 

GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİME

Gün biter gülüşün kalır bende

Anılar gibi sürüklenir bulutlar

Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır

Yarım kalan bir şiir belki de

 

Aykırı anlamlar arayıp durma

Güz bitip sular köpürür de

Kapanmaz gülüşünün açtığı yara

Uçurum olur zaman her gece

 

Her gece yeni bir savaş başlar

Acı ses olur, ses deli yağmur

 

Sığındığım her yer adınla anılır

Ben girerim sokağı devriyeler basar

Bir de gülüşün eklenir kimliğime.

   •.¸✽✽¸.•                     
Ahmet Telli

KALDIRIMLAR 
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.


Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

 

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; 
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi.

•.¸✽✽¸.•

Necip Fazıl KISAKÜREK


 

KİMSEYE SORAMIYORUM SENİ

kimseye soramıyorum seni!

kirlenme diye hiç öpmedim ya...

belki başkasını seversin diye,

hiç söylemedim sana sevdiğimi.

bilmiyorsun,

boğazımda düğümsün!

yutkunsam gideceksin,

yutkunmasam...

ölürüm...!

•.¸✽✽¸.•

Ceyhun Yılmaz

 

 


 

Müziğe Gerek Yok
Diyorsanız

 

bottom of page